

***

--
Eskiden sübvanse diye bir şey vardı!
Kılıç gibi kış kapıda. Şehir merkezine mevsimin ilk karı yağmıştı, ikinci yağışı bekliyoruz. Yağışlar ile birlikte hava sıcaklıklarında da hissedilir derecede düşüş beklentisi var. Bugün olmaz yarın. İlla ki o kara kış geliyor. Kimilerinin ‘’Erzurum’a yakışıyor’’ diye neredeyse kutsadığı kar ve soğuk hava, elbette ki bu kişilerin canına minnet. Parası sayesinde sorun değildir. Kar da soğuk da vız gelir, tırıs geçer. Ama bazıları için tam bir kabustur. Ne kadar az soğuk olursa, az kar yağarsa o kadar kardadır. Elbette ki kar ve soğuk için en büyük sorun ısınma sorunudur. Özellikle fakir ve dar gelirli aileler için kış bir yerde zulümdür. Hele de doğalgaz kullanımının mecbur hale getirildiği Erzurum gibi bir yerde ısınma masrafı büyük bir külfet. Fiyatı geçen yıla göre bayağı da bir artan doğalgaz için indirim istemek, sanırım sistem sebebiyle de ham bir hayal. En azından doğalgaz satışı özel firma tarafından yapılıyor ve indirime gitmesi namümkün! Bu durumda ortaya bir şey çıkıyor o da siyasiler. Ve de özellikle iktidar partisinin üyeleri. Eskiden bir şekilde iktidar partisi vekilleri kullanımı yaygın olan kok kömürü için sübvanse uygulardı. Bu konuda bayağı bir gayretleri olurdu ve bir şekilde de halkın ucuz yakıt kullanımı sağlanırdı. Şimdi diyorum acaba aynı sübvanse uygulaması doğalgazda uygulanamaz mı? Pekala devlet özellikle fakir ve dargelirliler için sübvanse yoluna gidebilir. Hatırlıyorum 1980’li yıllarda bu yapılırdı. O zaman da hoş devletin kasası dolu değildi ama doğu halkının ısınması için bir kolaylık sağlanmıştı. Aynı şey şimdi de uygulanabilir. Ocakların tütmesi, mutlu bir hayat yaşanması için siyasilerin geçmişte olduğu gibi bir sübvanse olayını gündeme almasını ister ve bekleriz. Bakalım her zaman seçimlerde destek çıktığı iktidar hiç değilse bu kış döneminde böyle bir jeste imza atar mı? Laf aramızda böyle bir icraata imza atarlarsa şehirde dolaştıklarında ki havaları bayağı biraz daha artar!

--
Sözeri o detayı atlamamış!
Daha önceki bir yazımda geçtiğimiz Eylül ayının sonlarında oynanan Bursaspor-BB Erzurumspor maçının son dakikalarında yaşanan bir pozisyondan sözetmiş, mavi-beyazlıların gol atma konusunda isteksizliğine dikkat çekmiştim. Fotoğrafı ile de belgelediğim o pozisyonda Oltan, Obertan’dan aldığı topu kale içine ortalıyor, 8 Bursalı oyuncuya rağmen o esnada Pote’nin dışında ceza alanı bölgesinde bir mavi-beyazlı ikinci oyuncu bulunmuyordu. Hem 1-0 mağlup durumdayken ve hem de maçın son dakikaları oynanırken dikkatimi çeken o pozisyon ben gibi çoğu taraftarın da dikkatini çekmişti. Peki, öyle bir pozisyon konusunda teknik direktör Erkan Sözeri ne düşünüyordu. Erkan hoca, ‘’Elbette ki o pozisyonu biliyorum. Atlanacak bir şey değildi. Ben oyuncularla o pozisyonu çok konuştuk’’ dedi. Gol sorunu yaşayan Erzurumspor’da o pozisyon hem Erkan hoca hem de sevgili futbolcu kardeşlerim için hiç de atlanacak bir şey değildi, olamazdı! O açından Erzurum’un zirveyi zorlaması için öncelikle üçüncü bölgede sayısal üstünlük kurmalı ve ekstra işler yapmalı!
--

Çığı artık tınlıyoruz!
Kayak sporunun gözde merkezlerinden Palandöken, üzerindeki çığ fobisini atmış görünüyor. Geçmişte ölümlü çığ vakaları ile anılan Palandökende bu tehlike artık alınan ciddi tedbirler sayesinde ortadan kalkmış görünüyor. Palandöken dağındaki tesislerin Büyükşehir Belediyesi (EJDER AŞ)’ne geçmesinden sonra çığ öncelik olmuş, iyi de olmuş. Herşeyden önce çığı artık ciddiye almamız süper bir şey. Yakından biliyorum. Geçmişte çok da tın’dı! Bu konuda çok dilimiz yandı, çok. Gazex adı verilen sistem sayesinde artık çığ için riskli bölgeler biliniyor ve ona göre de tedbir alınıyor. Karın olmadığı zamanlarda bile haftada 3 gün çığ analizi yapan bir ekip oluşturan Büyükşehir, tam 17 noktada kontrol gerçekleştiriyor. Bir jeoloji mühendisi ve 1 de çığ analistinin de yeraldığı ekip, Palandöken’in kayak için dünyanın en güvenli kayak merkezi olmasına çalışıyor. Sizlerle bilgi için geçmişten bugüne Palandöken’de meydana gelen ölümlü ve yaralamalı çığ haritasını paylaşıyorum. Ondan da eksik kalmayın, bilin istedim.

--

Zaman zaman iz bırakan belediye başkanlarından, bürokratlardan bahsederiz. Şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasında rol oynayan belediye başkanı ve bürokratlardan kimi hayırla yadedilmiş, kimi de unutulmuş gitmiştir. Mesela Vali Ahmet Altıparmak, iz bırakan valilerden olmuştur. 9 Mayıs 2013 ile 1 Haziran 2016 tarihleri arasında Erzurum’da görev yapan Ahmet Altıparmak, ilin tarihi kimliğini öne çıkaran ve özellikle de Tabyalar yürüyüşü ile hep sitayişle anılan isim oldu. 9 Kasım 2013 tarihinde Tabyalar yürüyüşünü başlatan ve Nenehatun mezarının da bulunduğu bölgenin Kültür Parkı haline gelmesini sağlayan Vali Altıparmak’ı ben şahsen şükran ve minnetle anacağım hep. Her yıl 9 Kasım’da tabyalara yürüyüşün gerçekleşmesini sağlayan Altıparmak’ın başlattığı o ilk yürüyüşe ben de katılmış ve çok heyecanlanmıştım. Güzel bir adımdı o adım ve hatırlıyorum da, tüm Türkiye’ye Gazeteci büyüğümüz, ağabeyim Kadir ağabey de herkesin arkasından öyle yazmaz. Onun için bir yazısında eğer , ‘’Sahipsiz memleket imajını yıkan Vali’ demişse, bence de boşuna dememiştir. Aynı dönemlerde tabyalarda iftar yemeği de verilmesini sağlayan, bir çok Erzurumlunun o bölgeye ilk ziyaretini gerçekleştirmiş olmasından dolayı kendisine buradan selam ve saygılarımı gönderiyorum..

--
Yatıya kalaydınız bari!
MNG Alışveriş merkezi, şehrin gözde mekanlarındandır. Şehir içinde yaşayanlar kadar şehir dışındakilerin de geldiklerinde illa uğrak yerlerinden biridir. Sadece yerli değil, yabancı turistlerin de uğradığı yerlerdendir MNG AVM. Özelikle İran’dan Ankara ve İstanbul’a gitmek üzere yolculuk yapan kafileler, Erzurum’a geldiklerinde artık MNG AVM’ye uğramadan edemiyorlar. Bu çok güzel. Mola yeri olarak belirledikleri Erzurum’da alışveriş yapan bu İranlılar, ne varki yatıya kalmıyor. Alışveriş yapan gidiyor. Mesela en son fotoğrafta gördüğünüz İranlıların tamamına yakını doktor. Tur şirketi ile mola verdikleri Erzurum’da sadece kaldıkları süre MNG AVM’de bulundukları süre ile sınırlı. Bu kalabalıkları ne yapıp yapıp konaklamaları için de şehirde tutmanın yolunu bulmalı, bulmalıyız derim, başka da bir şey demem!

--
TUTTUĞUM BABA SÖZLER : Ağırdan da olsa satma kendini!
DUVARIN DİLİ: Balık da ağlar ama haberi olmaz denizin!