
Adana yeni Stadı,
Maç bitmiş ve Adanalı futbolcular tribünleri dolduran 100-150 kadar taraftarı ile bütünleşmiş, üç puan almış gibi sevinç yumağı oluşturmuş beraberliği kutluyorlar…
Bizim futbolcular ise üzüntüden soyunma odalarının yolunu çoktan tutmuşlar bile...
Adana takımı son dakikada galip bile gelebilirdi.
Hiç yoktan bir puan dahi iyidir…
*
Yeri gelmişken bir-iki cümleyle de stattan söz edelim…
Ankaragücü’nün Eryaman Stadı gibi müthiş bir ambiyansa sahip…
Bir defa gayet modern ve maçı seyrederken kendinizi pozisyonun içinde hissediyorsunuz.
Çok iyi akustiği var…
Statta bulunan 100 ila 150 arasındaki az seyircinin sesi tüm stada yansıyor.
*
Bizim stadımız gibi eski onarılmıyor.
Yetkililere duyrulur…
*
Gelelim maça…
Berabere kaldık ki bu dünyanın sonu değil…
Evet, galibiyet için çıkmıştık, maç sonunda demoralize olduk…
Rakiplerimizin puan kaybettikleri maçlar sonunda kazanmalıydık…
Ama galip gelemedik, bir puana boyun eğdik…
Olsun…
*
Olsun da, o ana kadar İyi oynayan Novikovas ve Emircan’ı oyundan almak doğru muydu?...
Kaldı ki alınan oyuncuların yerlerine girenler (Gökhan Alsan’ın dışında) pek de başarılı olamadılar.
Üstelik defansımızı toplayan kaptan ve rakip forveti yıpratan Samuel Olanare de yoktu.
Buna rağmen çocuklar canla-başla mücadele ettiler.
*
Birinci yarı adeta 10 kişi oynadık.
Tedbir alınamaz mıydı...
Oyuna giren ve çıkan değişikliklerde ‘Şapkadan tavşan çıkarmağa çalışma’nın anlamı yok…
*
Ne hikmetse birkaç haftadan bu yana ilk golü atıyor ancak en fazla 8 dakika galibiyeti koruyabiliyoruz.
Motivasyonu diri tutmalıyız.
Netice itibariyle rakiplerin puan kaybettikleri hafta fırsatı teptik…
Önümüzdeki maçlara bakacağız.
Artık yol kazası istemiyoruz…
Maç bitmiş ve Adanalı futbolcular tribünleri dolduran 100-150 kadar taraftarı ile bütünleşmiş, üç puan almış gibi sevinç yumağı oluşturmuş beraberliği kutluyorlar…
Bizim futbolcular ise üzüntüden soyunma odalarının yolunu çoktan tutmuşlar bile...
Adana takımı son dakikada galip bile gelebilirdi.
Hiç yoktan bir puan dahi iyidir…
*
Yeri gelmişken bir-iki cümleyle de stattan söz edelim…
Ankaragücü’nün Eryaman Stadı gibi müthiş bir ambiyansa sahip…
Bir defa gayet modern ve maçı seyrederken kendinizi pozisyonun içinde hissediyorsunuz.
Çok iyi akustiği var…
Statta bulunan 100 ila 150 arasındaki az seyircinin sesi tüm stada yansıyor.
*
Bizim stadımız gibi eski onarılmıyor.
Yetkililere duyrulur…
*
Gelelim maça…
Berabere kaldık ki bu dünyanın sonu değil…
Evet, galibiyet için çıkmıştık, maç sonunda demoralize olduk…
Rakiplerimizin puan kaybettikleri maçlar sonunda kazanmalıydık…
Ama galip gelemedik, bir puana boyun eğdik…
Olsun…
*
Olsun da, o ana kadar İyi oynayan Novikovas ve Emircan’ı oyundan almak doğru muydu?...
Kaldı ki alınan oyuncuların yerlerine girenler (Gökhan Alsan’ın dışında) pek de başarılı olamadılar.
Üstelik defansımızı toplayan kaptan ve rakip forveti yıpratan Samuel Olanare de yoktu.
Buna rağmen çocuklar canla-başla mücadele ettiler.
*
Birinci yarı adeta 10 kişi oynadık.
Tedbir alınamaz mıydı...
Oyuna giren ve çıkan değişikliklerde ‘Şapkadan tavşan çıkarmağa çalışma’nın anlamı yok…
*
Ne hikmetse birkaç haftadan bu yana ilk golü atıyor ancak en fazla 8 dakika galibiyeti koruyabiliyoruz.
Motivasyonu diri tutmalıyız.
Netice itibariyle rakiplerin puan kaybettikleri hafta fırsatı teptik…
Önümüzdeki maçlara bakacağız.
Artık yol kazası istemiyoruz…